« Toprağını arayan tohum | Main | tut vira tut »

23 August 2014

Comments

Feed You can follow this conversation by subscribing to the comment feed for this post.

The comments to this entry are closed.

Sevgili Ziyaretçi, Gittiğim şehirleri yazacağımı sanıyordum blogu açarken. Evet yazdım onları da. Belki yine yazarım. Var olan, tanımlanabilen ve tanımlanamayan herşeyin bizi sürekli dönüştürdüğü bir yaşamda olduğumu daha fazla kanıksadıkça, ölüme kadar devam edecek bu anlama hadisemin bir eşlikçisi oldu bu blog. Minicik davranışlarımızda dahi kendimizi ve içinde olduğumuz evreni nasıl dönüştürdüğümüzü keşfettikçe minik minik adımlamaya başladım hayalimdeki evrene doğru. Değişmesi gereken ve ertelediğimiz binlerce şey var, kendimize ve yaşama dair... Başkaldıramadığımız, razıymış gibi durduğumuz ama hiç içimize sinmeyen haksızlıklar var. Küçücük değişimleri küçümseyen-ölümü yok sayan bir sistemde, bir dönüşme, bir ölümü hatırlama, doğru yönü saptama denemesidir yaptığım. Beceremesem de bu yola çıkmak dahi güzeldir. Bu yolda ölmek dahi güzeldir. Öyle diyor karıncalar...
Blog powered by Typepad
Member since 08/2010

son yazılar

son okumalar